• Haziran 1, 2021
  • admin
  • 0

İnsanlık, tarihi boyunca dünyanın her bir noktasına yayıldı. Kendine ait bir medeniyet, yaşam alanı ve nihayetinde de kendi tarihini inşa etti. Günümüzde geçmişin kalıntılarını hayranlıkla izlerken her geçen gün tarihin çok daha derinlerine inmeye devam ediyoruz. Bilim, tarih, coğrafya ve sanat insanlık tarihinin bütün ihtişamını gözler önüne seriyor. Ruhları olan şehirler, kendine özgü kültürü ile bizi hayretler içerisinde bırakan mimari yapılar ve toprağın içine gizlenmiş yüzyıllık sanat eserleri. Dünyayı gezerken aynı zamanda tarihin içinde bir kültür gezisi yaptığınızı da unutmayarak, ziyaret ettiğiniz ülkelerdeki önemli merkezleri gezi rotanıza eklemeyi unutmayın. Dünyanın bilinen en önemli antik kentlerine gelin birlikte kısa bir ziyaret yapalım, daha önce hiç duymadığınız özellikteki antik kentler sizi daha görmeden büyüleyecek!

Alabanda ile seyahat ayrıcalıklarından haberdar olmak için tıklayınız.

İşte o tarihi, kültürü, yaşanmışlıkları ile dünyaca bilinen en önemli antik kentleri gezi rotanıza eklemeniz için paylaşıyoruz. Yazımızın devamında sizi ilham kaynağımız ile buluşturuyoruz, okumayı unutmayın 🙂

PETRA ANTİK KENTİ/ÜRDÜN

Geçmişi MÖ 400 yıllarına dayanan Petra Antik Kenti, Ürdün’de 100 kmlik bir alana yayılmış ve 1812 yılında İsviçreli gezgin Johann Burckhardt tarafından yeniden keşfedilmiş ve dünyanın önemli antik kentlerinden biri olarak dünyanın her yerinden ziyaretçi akınına uğramaya başlamıştır. 2500 yıl önce Nebatiler’in başkentiyken aktif bir yaşamın olduğu bu tarihi bölge 1900 yıl önce Romalılar tarafından işgal edilip kullanılamaz hale gelmiştir. Yeniden keşfedilmesiyle dünyanın dört bir yanından gezginlerin, yerli ve yabancı turistiklerin yoğun ilgisi ile günümüzün en önemli antik kentleri arasında yerini almıştır. Kentte yoğunluklu olarak tapınaklar, antik tiyatrolar, evler, Roma Eserleri ve kral mezarları bulunmaktadır. Çölün ortasında kayaların içine oyulmuş tek parça yapılardan oluşan Petra Antik Kenti, kayaların renginden dolayı Gül-Kızılı Şehri olarak da bilinir.

Kara Turları sayfamızı ziyaret ettiniz mi? Tüm yurt içi ve yurt dışı kara turları için en uygun ve en geniş konaklama seçenekleri için bize 7/24/365 ulaşabilirsiniz.!

Çağrı merkezi için tıklayınız.

GIZE PİRAMİTLERİ/MISIR

Mısır denilince hepimizin aklına eşsiz görümleri ile piramitler gelir. Dünyanın 7 harikasından biri olan Keops pramidinin de yer aldığı büyük Gize Piramitleri, tarihi ve içinde yer alan yapıtları ile yüzyıllardır büyülü hikayesi ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Mısır’ın en önemli turizm yapıtlarından olan ve dünyanın dört bir yanından turistleri kendisine çeken Mısır piramitleri için günümüzde hala gizemini koruyor demek çok da yanlış sayılmaz. 4500 yıl öncesine dayanan tarihi ile antik kent özelliği taşıyan bu yapıtları mutlaka görmenizi tavsiye ederiz. Gize Piramitleri yapılırken o döneme ait herhangi bir teknolojik destek ya da mekanik kol yardımı gibi dışardan müdahale edilecek herhangi bir sistem yoktu. Bu nedenle yapımı tamamen insan gücüne dayalı bu devasa piramitlerin tamamlanması tam tamına 20 yılı bulmuştur.  

Tarihçilere göre yapımında 100.000 üzerinde insan çalışmıştır kanaatine varılmış olsa da zaman içinde çıkan yeni cesetlerle günümüzde 200.000’in üzerinde insanın bu devasa piramitlerin yapımında bulunduğu düşülmektedir. Tamamen insan gücüyle sırtlarında taşınarak ve spiral rampaları kullanarak taşların itilerek yapılan bu yapının her bir taşının ağırlığı 2.5 ton olarak düşünülmektedir. Ne kadar zor ve zahmetli olduğunu çalışan insan sayısından, yapım yılından ve her bir parçanın ağırlığından anlamak çok da zor olmasa gerek! Gize Piramitleri’nden en eski ve büyük olan piramit Keops Piramitidir. Keops Piramiti’nin tamamlanması için yaklaşık olarak 2 milyon 360 bin kireç taşı kullanıldığı düşünülmektedir.

ALABANDAÖneriyor!

Yurt dışına çıkacaksınız, ancak ilk olarak nereye gideceğinize karar veremediniz mi? Bu yazımız tam size göre, hemen tıklayın! “Dünyanın en güzel 10 şehri!”

TEOTIHUACAN/MEKSİKA

Yüzyıllar öncesinde Azteklerin, onların ataları Tolteklerin ve Olmeklerin yaşadığı ülke olan Meksika, tarihi yapıtları ile dünya üzerinde görülmesi gereken büyüleyici antik kentlere sahiptir. Meksika’nın en önemli tarihi alanlarından Azteklerin yaşam Merkezi Teotihuacan, “Tanriların ilahlaştırıldığı yer” olarak kabul edilmektedir. 30 kilometre karelik bir alanı kapsar ve M.Ö 4000 yıllarında kurulduğu tahmin edilmektedir.Antik kent ile ilgili çok detaylı bilgiler yer almasa da altın çağlarını M.S 100 ile 600 yılları arasında yaşadığı düşünülmektedir. Orta Amerika şehri olan Teotihuacan, bir şehir devleti olarak en gelişmiş çağında yaklaşık 100.000 kişinin yaşadığı bir devlet olarak bilinmektedir. Dönemine göre değerlendirildiğinde şüphesiz dünyanın en kalabalık şehirlerinden biri olmuştur diyebiliriz. Araştırmacılar, Teotihuacan şehrinin kendisinden önceki dönemlere ait şehirlere göre kıyaslandığında daha büyük bir nüfus yoğunluğuna sahip olduğunu düşünmektedirler.

Araştırmacılardan Smith, “Teotihuacan, Klasik Dönem Mezoamerikasındaki en kalabalık iki kentten biri konumunda. Çalışmalar benzer bir nüfusun Caracol’da da olabileceğini ortaya koyuyor.” diyerek şehrin nüfus büyüklüğüne bilgileri desteklemektedir. Teotihuacan’daki dikkat çekici yapılar ise Güneş piramidi, Ay piramidi, Tüylü Yılan Tapınağı ve Quetzalpapalotl Sarayı olarak nitelendirebiliriz.

Siz de bu yaz kültür turu planı yapıyorsanız Meksika’yı mutlaka listenize ekleyin deriz. Görülmesi gereken daha onlarca eşsiz tarihi yapıları ve doğa güzellikleri ile Meksika dünya üzerinde görülmesi gereken büyüleyici destinasyonlardan biri! Seyahat danışmanlarımıza ulaşarak zengin içerikli kara turlarımız hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

POMPEII/İTALYA

Filmlere de konu olmuş, Antik bir Roma kenti olan Pompeii, medeniyet açısından oldukça gelişmiş ve izlerini günümüze de yansıtmayı başarabilmiştir. İtalya’nın güneyinde Napoli’ye yakın antik kentte, bölgede bulunan Vezüv Yanardağı’nın patlaması sonucu metrelerce kül şehrin üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturdu ve lavlarla birlikte açığa çıkan zehirli gaz sonucu bölgede canlı yaşamı sona erdi. Bu tabaka nedeniyle öyle ki bazı insan vücutlarının kalıplaşmış görüntülerine rastlamak günümüzde de mümkün hale gelmiştir. Görenleri hayrete düşüren bu kalıplaşmış insan bedenleri, özel olarak geliştirilen bir teknik sayesinde taş heykellere dönüştürülüyor.  Canlı yaşamının son bulmasıyla uzun yıllar derin bir sessizliğin hakim olduğu şehir, 1748 yıllarında yeniden gün yüzüne çıkmaya başladı. Küller altında gizli kalan şehre ait yapılar, objeler ve eserler içinde bulundukları nemsiz ortam sayesinde yüzyıllar boyunca korunarak günümüze kadar ulaşabilmiştir.

Günümüzde Pompeii antik kenti ziyareti yapmak isteyen turistikler, tarihe gömülüp neredeyse unutulacak kent harabelerini, çeşme yapılarını, mozaikleri ve boşluk doldurularak oluşturan heykelleri  kısacası bir kentin nasıl üzücü bir şekilde yol olduğunu gezileri esnasında görebilirler. Evlerin içi gezilirken yanardağ patlamasına uyurken, dua ederken veya çocuklarını emzirirken yakalanan insanların ölmeden önceki son hallerini görmek herkes için oldukça üzücü bir an olsa gerek!

ALABANDAÖneriyor! “Bu yaz görmenizi tavsiye ettiğimiz 5 yer!”

ALABANDA ANTİK KENTİ/AYDIN-TÜRKİYE

Türkiye tarihi zenginlik, doğal güzellikler ve eşsiz konumu ile dünyanın en güzel ülkelerinin başında gelir. Tarihi boyunca büyük medeniyetlere, imparatorluk ve devletlere ev sahipliği yapmış ülkemizde pek çok önemli antik kent bulunmaktadır. İlham kaynağımız, bizim için tüm tarihi değerlerimiz gibi büyük bir önem taşıyan Alabanda Antik Kenti, doğal güzellikleri ve tarihi mirasları ile ünlü Ege Bölgesi’nin Aydın ilinde yer alır. Günümüzde olduğu kadar geçmişte de büyük medeniyetler tarafından en önemli kara parçalarından biri olarak görülen Aydın, temiz su kaynakları ve sıcak iklimi ile her zaman sahip olunması istenen bir bölge olmuştur. Bölgeyi ele geçiren her medeniyet kendi dönemine ait önemli eserler inşa etmiş ve tarihten bir iz bırakmıştır. Alabanda Antik Kenti de bu önemli eserlerin başında yer almaktadır. Çine ilçesine bağlı bir alanda kurulu olan antik kent, kelime anlamı itibari ile Karia dilinde “Ala” at, “Banda” ise yarış anlamını taşımaktadır.

Günümüzde hala neden bu ismin kente verildiği tam olarak bilinmese de o dönemin kralının oğlunun bir at yarışını kazanmasının sevinci ile kralın bu bölgeye “Alabanda” ismini vermiş olduğu bilinen en güçlü rivayettir. İçinde 6 farklı tapınağın bulunması ile “Tapınaklar Kenti” olarak da bilinen Alabanda Antik Kenti, kazı çalışmalarının halen devam edildiği ve önemli eserlerin keşfedilmesiyle yeni yapılara ulaşıldığı günümüzün önemli arkeolojik alanlarından biridir. Yapılan kazı çalışmaları sonucunda yakın tarihte Helenistik Dönem’e ait meclis binası, tiyatro salonu ve doğu hamamı başta olmak üzere agorada pek çok tarihi yapıya rastlanmıştır. Agora’daki dolgu malzemeleri içinde bulunan, ay ile güneşi (gece ile gündüz, karanlık ile aydınlık) temsil eden, 1,5 metre boyutunda Selene ve Helios kabartması bulunmuş ve agorada 11’e yakın sulama kanalı tespit edilmiştir. Çok geniş bir alana yayılmış kentte sulama kanalları yalnızca içme suyu olarak değil aynı zamanda çiftçilik amacıyla da kullanılmıştır. Alabanda Antik Kenti, tarihi eserleri, kültür mirasları ve konumunun günümüzde de halen önemini koruyor olması gibi özellikleri itibari ile ülkemize kattığı değerler saymakla bitirilmez.

Tarihe ve kültürel miraslara ilgi duyan, yeni yerler keşfetmenin sınırsızlığı ile seyahatlerini deneyime dönüştürmeyi seven ve  bizim gibi zamanda yolculuk yapmanın çok da imkansız olmadığını düşünen ziyaretçilerimiz için her hafta yeni bir konu başlığımız ile burada olacağız. Sayfamızı takipte kalın!